FOREX EDUCATION / FOREX TRAINING


24/2/2009 · Kategori: EKONOMI

Do you have what it takes to become a successful Forex Trader?Forex trading, or any trading for that matter, is an occupation that requires experience and the accumulation of proficiency not unlike any other highly skilled profession. Whether you are a leading executive at a major publically traded company, a professional golfer or trading from your kitchen table, there are 5 key ingredients that one must possess in order to become successful.1. You must be Passionate about what you do.As Forex traders we all face one unique set of circumstances that does not exist in any other profession. We get rewarded for when we succeed and equally punished when we don’t! Could you image a corporate worker one quarter receiving a significant accomplishment bonus and the next quarter actually getting money taken from their paycheck for missing performance targets? Not on your life!We do as Forex traders and that is why passion for what you do will carry you through the tough times that are part of your trading business. Asked yourself why you trade currencies and would you still do it if Forex were not potentially lucrative? Your answers will be quite revealing. You’ve got to feel your passion for trading!2. You have to Apply Yourself and work hard at it.I talk to so many people that enter into Forex trading with the aspiration of getting rich quick. Without putting the time and energy into really getting good at trading I see them jump from strategy to strategy looking for the goose that will lay the golden egg and eventually quitting while blaming everything else, except the true cause.I got news for you – you are the goose and your Forex education is the golden egg. The magic has always resided with the magician and not some strategy. Work hard at trading and the rewards will eventually come your way. Remember what Tiger Woods said, “Funny, the harder I work the luckier I get.” Apply yourself as a trader and it will be no accident when your account begins to blossom.3. You must Focus to really get good at what you do.Now here is the hurdle most Forex traders struggle to get over. You have the passion and you are applying yourself to your trade, now focus and really get good at just at what you are doing. Be the expert to the experts at just that one thing. Become the master of a strategy or risk management methodologies. Really focus on getting good at it.Stop jumping around or getting pulled from the last “latest and greatest” into the next “latest and greatest” and focus on one aspect of Forex trading and know it inside out. Know it strengths and weakness. Set your sights on becoming expert on just one aspect of trading and watch it spill over in all other aspects for your currency trading. This is the time to fail forward fast, use every setback as a learning opportunity that will propel you 3-steps ahead!4. You must Push Yourself beyond the point everyone else might have quite.In Forex Trading this is simple. Assume there is someone on the other side of your trade that is pushing themselves and sharpening their edge. To be successful you must you must do the same thing. Now is the time to examine your mental edge. Do you know the single most critical factor in any currency trade? It is you, the trader! Sharpening you mental edge is the most difficult aspect of trading, but also the most rewarding.Start with your Forex education and gain the self-awareness necessary to maximize your strengths and suppress your weaknesses. Any expert will tell you that trading is 80% mental. It’s time to sharpen your trading to the razor’s edge and you do this through Forex education. A constant and never ending process that will become the cornerstone of your Forex experience.5. You must, without wavering, be Determined and Persist to your objective.You will fail. I can state that emphatically. However, you will not be defeated unless you allow your failures to control your trading. It is the old adage; failure is not falling of your horse, failure is refusing to get back on. Your success depends on your ability to dismiss the criticism, rejection, self-doubt and pressures associated with Forex trading.Defining what is a winning trade, losing trade and bad trade will go a long way into developing you as a successful trader. Without the determination and persistence in all aspects of your trading life, obstacle will definitely appear closer and larger than they actually are.Take a moment and assess yourself and your trading. Do you have the key elements to succeed? Which areas are presents development opportunities? When conducting a self-evaluation it is critical to be totally upfront and honest with yourself. After all, you will only be dishonest with yourself. One of the most interesting observations you can make is that all key success factors are interwoven. One factor supports the other. This is why your Forex education is a continuous journey of forex strategy, money management and self-mastery. Set these factors as your Forex education goals and take your currency trading to new heights

Yorum (yok) Yorum yaz!

Hareketsizlik Ölüme Götürüyor


23/2/2009 · Kategori: SAGLIK

İSTANBUL (ANKA) -Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, hareketsizliğin günümüz insanının en önemli sorunlarından biri olduğunu söyleyerek “Hareketsizliğin yol açtığı hastalıklardan biri de akciğer embolisi. Bu ölümcül hastalık bacak toplardamarlarında oluşan pıhtının buradan koparak akciğer atardamarlarını tıkamasıyla ortaya çıkıyor” dedi.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, ANKA'ya yaptığı açıklamada, geçtiğimiz günlerde masa başında yerinden kalkmadan 11 saat sürekli ders çalıştığı için geçirdiği akciğer embolisi nedeniyle hayatını kaybeden genç doktoru hatırlatarak, hareketsiz kalınmamasına vurgu yaptı. Hareketsizliğin günümüz insanının en önemli sorunlarından biri olduğuna işaret eden Prof. Dr. Küçükusta, “Her işimizi oturduğumuz yerden halledebiliyoruz artık. Ne bankaya gidiyoruz ne postaneye ne vergi dairesine ne de çarşıya pazara. Gideceğimiz yerlere de hep arabayla gidiyoruz” dedi.

-HAREKET ETMEK HER DERDE DEVA-

Hareket etmenin kalp hastalıklarından akciğer hastalıklarına, sindirim şikâyetlerinden, hipertansiyona, damar setliğinden şeker hastalığına kadar pek çok rahatsızlığın başta gelen ilacı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Küçükusta, “Birçok araştırma, düzenli spor ve egzersiz yapan kişilerde kanserlerin bile az görüldüğünü gösteriyor” diye konuştu. Hareketsizliğin yol açtığı hastalıklardan birinin de akciğer embolisi olduğunu belirten Prof. Dr. Küçükusta şunları söyledi:
“Bu ölümcül hastalık bacak toplardamarlarında oluşan pıhtının buradan koparak akciğer atardamarlarını tıkamasıyla ortaya çıkıyor. Peki pıhtı nasıl oluşuyor? Bacak toplardamarlarında pıhtı oluşumunu kolaylaştıran üç önemli faktör var: Kanın damarlarda birikmesi, damar duvarının zedelenmesi ve kanın koyulaşması. Uzun süre hareket etmeden oturmak kan akımının yavaşlamasına ve kanın bacak toplardamarlarında birikmesine sebep olur. Hem uzun süreli oturmak ve hem de bacakların sarkıtılması toplardamarlardaki kan akımının yavaşlatarak pıhtı oluşumuna zemin hazırlar. Bacak damarlarında oluşan pıhtılar buradan koparak akciğer damarlarını tıkarlar ve akciğer embolisi adı verilen tablo ortaya çıkar. Bir de bu duruma kolaylaştırıcı risk faktörleri eklendiğinde, pıhtı oluşumu kaçınılmaz olur. Yaşlılar, şişmanlar, gebeler, doğum kontrol hapı kullanan hanımlar, sigara tiryakileri, varisleri olanlar, kalp hastaları ve yakın zaman önce ameliyat geçirmiş kişilerde pıhtı oluşma riski çok daha yüksektir.”

-ANİ BAŞLAYAN NEFES DARLIĞI YA DA ÇARPINTI BELİRTİLER ARASINDA-

Prof. Dr. Küçükusta, akciğer embolisinin belirtilerinin tıkanan akciğer damarının büyüklüğüne göre farklı olduğunu belirterek “Pıhtı çok büyük ise kişi aniden fenalaşıp daha ne olduğu anlaşılamadan ölebilir. Daha küçük pıhtılar ise, ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük, öksürükle kan tükürülmesi, çarpıntı, ateş, sıkıntı hissi gibi değişik belirtilere neden olurlar” dedi. Akciğer embolisinin tanısının tipik durumlarda çok kolay olduğunu kaydeden Prof. Dr. Küçükusta, “Akciğer röntgeni, sintigrafi, spiral tomografisi, kanda D- dimer yüksekliği, bacak toplardamar ultrasonografisi en çok başvurulan tanı yöntemleridir” diye konuştu.

-“AKCİĞER EMBOLİSİ ACİL BİR DURUMDUR, HEMEN TEDAVİ EDİLMELİ"-

Prof. Dr. Küçükusta, akciğer embolisinin acil bir durum olduğunu ifade ederek “Hemen tanınıp tedavi edilmezse, ölümle sonlanabilir. Tedavi heparin yani kanı sulandıran ve yeni pıhtı oluşumunu önleyen veya pıhtı eriten ilaçlarla yapılır” dedi. Pıhtı oluşumunun nasıl önleneceğine ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Küçükusta şöyle devam etti:
“Akciğer embolisi yaşlılarda önemli bir ölüm nedeni olan, ancak önlenmesi de mümkün olan bir hastalıktır. Yüksek riskli hastalara kanı sulandıran ilaçlar verilmesi gerekirken, pıhtı oluşumu bakımından risk altında olan kişiler şu önerilere dikkatle uymalıdır:
-Düzenli olarak yürüyüş ve egzersiz yapın
-Oturduğunuz zaman bacaklarınızı sarkıtmayın, yükseğe koyun
-Bacaklarınıza kan dolaşımını artırıcı egzersizler uygulayın
-Çok sıkı çoraplar ve jartiyer kullanmayın
-Hareketsiz olarak uzun süre ayakta kalmayın.
-Uzaktan kumandayı mümkün olduğunca az kullanın
-Bol sıvı alın. Sigara, alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durun.”(ANKA)

Yorum (yok) Yorum yaz!

Cep Telefonu Klozet Kapağı Kadar Mikroplu


17/2/2009 · Kategori: SAGLIK

Sürekli elle temas edilen cep telefonlarının temizlenmediği takdirde hastalık bulaştıracağını belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, "Hastalıklardan korunmak için cep telefonları her gün dezenfekte edilmeli" dedi. 
  
Gündelik hayatımızda sürekli kullanılan cep telefonları yararının yanı sıra hastalıklara da davetiye çıkarıyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, sürekli elde tutulan cep telefonlarının eldeki bakterileri topladığına dikkat çekerek, "Telefon üzerinde üreyen bakteriler ağza, buruna giriyor o bölgelerde enfeksiyona neden olabiliyor" şeklinde konuştu.

Dr. Sönmezoğlu, cep telefonlarının mikroorganizmaların tutunarak üreyebildikleri iyi bir yüzey olduğunu belirterek şunları söyledi :
"Cep telefonları tıpkı klozet kapakları, kapı kolları gibi mikroorganizma yuvalarıdır. Günlük hayatımızda elimizi dokundurduğumuz pek çok yerden aldığımız mikroorganizmalar ellerimiz aracılığıyla cep telefonlarına geçiyor. Cep telefonları da belirli bir ısı yayıp, sıcak oldukları için mikroorganizmaların rahatça üremelerine olanak verir. Bunlar da özellikle mukoza olan, hassas yerlerde enfeksiyon yayılmasına neden oluyor. Diğer bir deyişle cep telefonları mikropları ağza buruna iten iyi bir yüzeydir.

Özellikle açık bir yara veya sivilce varsa orayı enfekte eder. Hatta bu konuda yapılan bir araştırmanın sonuçları oldukça çarpıcı olarak bu gerçeği ortaya koyuyor. 266 tıp personeli ve öğrencileri arasında bir araştırma yapılmış. Bu topluluğun yüzde 98'i cep telefonu kullanıyor ve sadece yüzde 3'ünün telefonu kullandıktan sonra temizlediği belirtilmiş. Yüzde 53 gibi bir oran ise telefonlarını hiç temizlemiyor. Telefonlar üzerinde yapılan incelemelerde ise 101 tane telefonda mikroorganizmalara rastlanmış ve bunun yüzde 45'inin de zararlı bakteriler olduğu belirlenmiş."

Cep telefonlarının enfeksiyona neden olmaması için kişiye özel cep telefonlarının başkası tarafından kullanılması durumunda hemen dezenfekte edilmesi gerektiğini belirten Dr. Meral Sönmezoğlu, "Hiç kimsenin eli steril değildir. Sadece kişinin kendisinin kullandığı telefon ise yine sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez dezenfekte edilmelidir. Bu dezenfekte işlemi için aşındırıcı etkisi olmayan ıslak mendiller kullanılabilir. Ayrıca cep telefonlarına özel dezenfektan mendiller de kullanılabilir" diye konuştu.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Beyaz eşyada vergi kalktı!


16/2/2009 · Kategori: FINANS

   Küresel mâlî kriz sebebiyle satışları düşen beyaz eşya firmaları 'KDV ve ÖTV bizden' kampanyası başlattı.

Arçelik, Beko, Bosch, Siemens ve Profilo gibi sektörün önde gelen oyuncuları, beyaz eşya fiyatlarını KDV ve ÖTV miktarı kadar indirdi. Tüketicinin yüzünü güldüren kampanya şubat sonuna kadar devam edecek. 

- ARÇELİK: Kampanya çerçevesinde buzdolabı ve çamaşır makinesinde KDV ve ÖTV indirimi uyguluyor. İndirim sonucunda, Arçelik'te buzdolapları 668 TL ile 3 bin 532 TL, çamaşır makineleri ise 652 ile bin 652 TL arasında değişen fiyatlarla satılıyor. Arçelik aynı zamanda peşin fiyatına 4 taksit imkanı sunuyor.

- BEKO: Peşin fiyatına 3 taksit seçeneği sunan Beko'da, buzdolapları 488 TL ile 3 bin 172 TL aralığına geriledi. Beko'da 5 kilogram kapasiteli A sınıfı enerjili çamaşır makinesi 644 TL'den satılırken, çamaşır makinelerinde üst satış sınırı ise 2 bin 244 TL oldu.

- BOSCH: KDV ve ÖTV indirimi uyguluyor. Ayrıca, peşin fiyatına 5, anlaşmalı banka kartlarına ise peşin fiyatına peşinatsız 9 taksit seçeneği sunuyor.

- PROFİLO: KDV ve ÖTV indiriminin yanı sıra kredi kartına 36 aya varan taksit seçeneği (vadeli) ve peşin fiyatına peşinatsız 12 ay taksit seçeneği var.

- SIEMENS: Buzdolabı, çamaşır makinesi, su ısıtıcısı, mutfak robotu, saç kurutma makinesi, elektrik süpürgesi gibi birçok üründe KDV ve ÖTV indirimi uyguluyor. Peşin fiyatına 5 taksit imkanı sunan Siemens'te, anlaşmalı kartlara avantajlı taksit olanakları da bulunuyor.

Diğer markalar da, başta beyaz eşyada olmak üzere ürünlerinin satışını artırmak amacıyla cazip kampanyalar düzenliyor. Bu kampanyalarda da çeşitli ödeme seçenekleri sunuluyor.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Fazla Düşünen Şişmanlıyor...


2/1/2009 · Kategori: SAGLIK

Kanada'da yapılan yeni bir araştırma, fazla düşünmenin şişmanlatabileceğini ortaya koydu.

Kanada'nın Quebec kentindeki Laval üniversitesinde yapılan araştırmaya göre, düşünmenin yarattığı stres çok yemeye yol açıyor. Araştırmada, 14 öğrencinin, kendilerine verilen 3 ödevi yerine getirdikten sonra gıda tüketimleri ölçüldü.

Öğrencilerden ilk ödev olarak oturarak rahatlamaları istendi. İkinci ödevde bir metni okumaları ve sonra özetlemeleri istenen öğrencilerden son ödevlerinde bilgisayarda hafıza ve dikkat gerektiren testleri yapmaları istendi. 45 dakika süren her faaliyetten sonra öğrenciler açık büfeye davet edildi.

Zihinsel faaliyetlerde daha az enerji harcanmasına rağmen yapılan ölçümlerde öğrencilerin, okuma ve özet çıkarmadan sonra 203'ten fazla, bilgisayar testlerinden sonra da 253'ten fazla kalori aldıkları tespit edildi. Oturarak rahatlama ödevindeki kalori alımının ise diğerlerine göre az olduğu belirlendi.

Ödevlerden önce ve sonra ve ödev sırasında öğrencilerden alınan kan örnekleri de, zihinsel çalışmanın glikoz ve insülin seviyelerinde büyük dalgalanmalara yol açtığını ortaya koydu.

Araştırmanın baş yazarlarından Jean-Philippe Chaput, bu dalgalanmaların zihinsel çalışma stresinin ya da glikoz yakma sırasındaki biyolojik adaptasyonun sonucu olabileceğini belirtti. Chaput, vücudun bu dalgalanmalara, beynin kullandığı tek yakıt olan glikoz dengesini yeniden sağlamak amacıyla acıkmakla tepki verdiğini kaydetti.

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::